Sancak kale - Yeni kale

Benim burası ile ilgili anılarımın temeli babamın askerlik dönemine sayanır. Ondan duyduklarım parça parça. Benden büyük kardeşleriminde öyle. Belki yıllar önce vefat eden büyük kardeşlerim hayatta olsalardı daha geniş bir bilgiye sahip olabilirdim. Ama olmadı. Hala, babamla, konuşup o günlerin anılarını neden kayıt altına almadığıma çok üzülürüm. Sadece bir defa benden epey büyük bir ablam babama " baba, anılarını neden yazmıyorsun " diye sormuştu. Babamın cevabı hala kulaklarımda "size acı, sızı mı anlatacağım ben " . Bu konularada çok fazla bir şey anlatmazdı.  Los Angeles kosolosunun katledildiği gün bazı şeyler anlatmıştı. Ben kendisini zorlayınca, 4- 5 gün daha Kafkas cephesinden söz etti. Onları daha sonra yazarım.

Gelelim  buraya. Ben babamın doğrudan Kafkas cephesine henüz bıyıklarıyeni terlemiş bir genç olarak gittiğini bilirdim. Değilmiş.

Bir kaç ay önce hayatta olan benden epey büyük kardeşimi ziyarete gittim. Konu eskilere döndü. Konuştuk. Ablam konuşmanın bir yerinde, babamın İzmirde de askerlik yaptığını söyledi. Ben ilk defa duyuyordu. Daha sonra, ondan yaşça daha küçük kardeşime sordum, o da bilmiyormuş. Babam birinci dünya savaşında, bir dönem İzmirde ablamın tarifi ile İstihkam okulunun orada bulunan askeri birliklerde görev yapmış. Söylenen yer Yeni kale, eski adı ile Sancak Kale .

Bunu öğrenince, bende olan hatıralar yerli yerine oturdu. Sokağımızda, karşı çaprazımızda oturan komşularımızı ( o güzelim balkonlu ev hala 1297 sokak ta duruyor) babaları, beni her gördüğünde " oğlum, benim can silah arkadaşıma selamımı ilet " derdi. Ben de babama bunu söyler, " oğlum gördüğünde benim de selamımı ilet " derdi. O yıllarda çok fazla sokağa çıkamıyor idi. Komşumuzun babası da ayda- alemde bir kez gelirdi.  Çınarlı semtinde otururlar idi. O yıllarda anlamadığım bnokta, o muhterem kişinin Yemen gazisi babamın ise Kafkas gazisi olması idi. Nasıl olurdu da bir birinden çok farklı cephelerde bulunmuş bu kişiler can silah arkadaşı oluyorlardı. Sormadım. Ama söz ettiğim kişiden dinlediklerim , babmaın ondan duyup aktardıkları var. Bunları daha sonra yazarım.

Ablam konuştuktan sonra anladım ki, can silah arkadaşlıkları herhalde buraya dayanıyor.  Başka türlü bir birleini bulmuş olmaları pek mümkün değil. Bir defasında babam, kendisini çok uzun yıllar sonra gördüğünü söylemiş idi. Söz ettiğim kişinin torunları hayatta. Anıları var ise yazmaları gerçekten çok yararlı olur diye düşünüyorum. Bu dosyayı okuyabilirler. Buradan, onun için bir çağrı yapıyorum.

Babam hep " İngiliz sinsidir " derdi. Hiç anlamazdım. Kendisi Kafkas cephesinde, İngilizler ile bağlantısı yok ki. Belki de o bombardıman sırsında burada idi. Kızgınlığı buradan geliyordu. Bilmiyoruz, bilemeyeceğiz de.

Konu bu olunca, ben de burayı kendi yetenek ve bilgimin elveriği ölçüde araştırdım.

Babam burada ne kadar kaldı bilmiyoruz. Kafkas cephesine gidiş tarihlerinden belki hesaplayabilirim. Ama bildiğimiz ( ablamın kesin ifadesi 7 sene eve geri dönmemiş).
Burası, Narlıdere- İncir altı arasında bir burun . Günümüz de galiba askeri sosyal tesisler var ( Günümüz fotoğrafı. Kaynağı= ( http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=5806514).

bir4

 

bir1


bir2

 

bir3



 

 

Diğer Anılar ve yerler dosyası için tıklayınız............

Öneri, katkı ve eleştirileriniz için

oskocana@yahoo.com.tr   adresine yazabilirsiniz.

 Ekim 2017

Osman Koçanaoğulları - İZMİR


COPYRIGHT   2014    Osman Koçanaoğulları    İZMİR