Temaşalık (Tamaşalık) yokuşu ve Temaşalık

Basmane' de yaşamış olanların  eskilerde çok kullandıkları sözcükler. Ben tarihçi, şehircilik uzmanı ya da şehir tarihi ve doğal güzellikleri ile ilgili alanlarda çalışan biri değilim Bu nedenle sizlere bu konularda kesin bilgiler veremem.  Ben sadece çocukluk anılarımı ve gözlemlerimi yazıyorum.

Bu bölge ile ilgili çok çalışma var. Bunlardan bir tanesinin ismini ve linkini vereceğim. Yararlı olur düşüncesindeyim (   Orhan Beşikçi bey tarafından yazılmış olan yazı   http://www.kentyasam.com/antik-tiyatro-ve-fil-mezarligi-yhbrdty-3500.htm )

Temaşalık neresi ?. Kadifekale' ye uzaktan baktığınızda konut alanı olmayan uçurum gibi bir yer. Benim çocukluğumda o bölgenin üstünde bina yoktu . Günümüzde her taraf bina dolu. Buranın adının " Dana meydanı " olduğunu son zamanlarda öğrendim. Bu kelimeyi çocukluğumda ve gençlik dönemlerinde hiç duymadım. Bu da her halde benim eksikliğim. Oraya 1959 -62 arasında çok çıktım. Ortaokula başladıktan bir müdet sonra oraya hiç çıkmadım. Bu nedenle benim anlatacaklarım bu yıllar arasını kapsıyor.

temasayol

Başlangıç noktam her zaman Altınpark girişindeki Yeni Altınpark eczanesinin yanıdır. Burası Temaşalık, ya da halk dilinde ki adı ile Tamaşalık yokuşu. Bu yokuşa neden bu adın verildiğini 7-8 yaşımda iken öğrenmiştim. Bu yol, İzmirin en güzel seyir yeri olan Temaşalığa ( tamaşalık' a çıkıyordu ). Benim çocukluğumda ve daha önceki yıllarda, Basmane çevresinde oturan ailelerin de oraya , o yolu kullanarak çıktıklarını görmedim ve duymadım. O yıllarda, o bölge yaşayanlarının dünyaya bakış açıları nedeni ile olduğunu zannediyorum. Benim zamanımda, ailemden ve çevremden bildiğim ve duyduğum kadarı ile  daha önceki dönemlerde de sadece benim gibi meraklı çocukların ve gençlerin çıktığı bir yer.

Bu yokuşu çıkmaya başlayınca, benim mihenk taşım bir cami idi ( galiba Abdullah efendi camisi idi). Orayı geçtikten sonra daracık sokakları geçerek o alana varırdım.



temasa1

Aşağıda ki resim bu bölgenin eski durumını yansıtmaktadır

temasa_a

Temaşalıktan hatırladığım; İzmiri seyreder iken, arka tarafımda o uçurum gibi olan bölgenin dik duvarı  ve önümde de uçurum gelirdi. Buradan İzmir muhteşem görünürdü. Aşağıda, Fuarın ağaçlı görüntüsü agoranın o zamanki durumu seçilir idi. Bu yerlerin neler olduğunu, bir gün benim ile oaray çıkan benden 6-7 yaş büyük ağabeyim göstermişti. Ama en güzeli Bayraklı da ki (Turan) petrol tankları idi. Kış aylarında hava çok berrak olduğunda, çok daha net olarak görülürdü. Seyir faslını bitirince, deniz tarafına doğru patika gibi yoldan geçer sonra yukarı tırmanarak, Kalenin eteklerine varırdım. O zamanlarda orada cami ( iki minareli) yoktu.  Galiba oraya gittiğim zamanların sonuna doğru  yapılmıştı. Kalenin eteklerinden de izmiri seyrederim. Uçurum gibi olan yeri görünce de çok korkardım.

Bölgede çok az ev vardı. Buralarda afro-türklerin  yaşadığını son zamanlarda öğrendim. Etrafta görürümüydüm hatırlayamıyorum. Ancak, o insanlarda iki aileyi tanıdım. Bir tanesi Şeyh Bedri efendinin Fettah sokakta bulunan türbesinin bakıcısı Arap Fatma hanım ( Şeyh bedri efendi türbesi dosyasında geniş olarak yazdım) diğeri de daha ileriki yıllarda bu sıkağa taşınan ve annesi ve bir kız kardeşi ile birtlikte yaşayan Makbule Hanımdır. Onlar ile ilgili epey anım var. Zaman zaman sokakta görürüdüm. Annemi ziyarete de gelirlerdi.

Bu alana çıkan başka yolllar da var, ama bilinen yol bu. Yoksa, buraya Tilkiliğin arkasından, Agoradan da çıkmak mümkün. Bu iki yolu ben genellikle inişlerde kullanırdım.

Bu gezmelerim, ailemde endişe yaratırdı ve epey de azar işitirdim. Çocukluk, bu herhalde..


Öneri, katkı ve eleştirileriniz için

oskocana@yahoo.com.tr   adresine yazabilirsiniz.

14 Mart 2017

Osman Koçanaoğulları - İZMİR


COPYRIGHT   2014    Osman Koçanaoğulları    İZMİR