Müveddet salonu


Müveddet salonu neresidir bilir misiniz ?.

Burası Basmane Çorakkapı camisinin karşısında oteller sokağı girişinde  bulunan İş bankasının olduğu yer.

Müveddet salonu  Cumhuriyet öncesi çok gözde bir meyhane. Çalgılı, çengili ve konsomatrisleri çalıştığı bir yer . Kent tarihçisi ve bu bölgeye gönül vermiş, bu bölge ve İzmirin eski Türk kültür, eser ve yaşayışını araştıran kişisi olan Mim. Sayın Orhan Beşikçiden çok şey öğrendim. (http://www.kentyasam.com/akinci-fettah-mahallesi-yhbrdty-3708.html)

Buranın bir dönem çay bahçesi olduğunu biliyordum. Daha sonra tekrar içkili gazinoya döndürülmüş. Tarihini ben bilmiyorum, büyüklerimden öğrenir isem yazacağım. Benim Orhan bey' den yeni öğrendiklerim içerisinde buraya Osmanlı döneminde şehzadelerin geliyor olması var. (l)

Bölge ne kadar kapalı olsa da, demek ki, sosyetik ve kalbur üstü ve de paralı kişilerin gittği mekanların açılmasında hele böyle bir bölge de ve dini bir yapının olduğu yerde açılmasında bir sakınca olmamış. Ne diyeyim " paranın pulun gözü kör olsun ". Demek ki , zaman değişse bile, bazılarına bir şeyler yapılamıyor. Bunlar korunuyor ve ya görmezden geliniyor. Benim bildiğim, buranın eski yerleşikler tarafından hiç hoş karşılanmadığıdır.yeni 

 

Benim burası ile olan anım benim ilk okul çağlarım ile ilgili. Bir dönem, burayı çalıştıranlar, evimizi sokak kapısının karşısında bulunan çıkmazın girişinde bulunan demir elektrik direğinin dibine bir sandık yerleştirdiler. Büyük bir sandık idi. Bir gün içine ne koyuyorlar diye merak ettim. Sandık yada tahta kasa da diyebilirsiniz. Şu anda şekli inanın gözümün önünde. İç kısmı teneke kaplı idi.  Dibi ıslanmış talaş ( talaş olduğunu sandığı açan adamdan öğrenmiştim) ile dolu idi. Adam içini temizledi. O zamanlar plastik poşet yok, çıkanları bir teneke kutuya koydu. Getirdiği yeni talaşları temizlediği teneke ile kaplı olan sandığın dibine döktü, üstüne kalıp bu yerleştirdi. Sonra üstüne yanlamasına içki şişeleri yerleştirdi. İçki şişesi olduğunu biliyordum, tekel ve müskirat bayilerinde görmüştüm. Kendi evimizde içki hiç olmaz idi. Sonra üstüne tekrar talaş döktü, talaşları sandığın yan taraflarına doğru itti. En üstte şişeler görülüyor idi tekrer bu şişelerin üstüne buz kalıpları koydu ve hepsinin üstünü bir çuval ile kapladı. Sandığın kağaını kapattı ( kapağın da iç kısmı teneke kaplıydı). Sonra asma kilit ile kilitledi ve gitti. Bir zaman sonra sokakta oyun oynarken, bekçi ve polis ile birlikte o adamın geldiğini gördüm. Polis, şimdi hatırlayamadığım kelimeler ile bağırıp çağırıyordu. Galiba türbenin karşısında bu yapılır mı diyor idi. Korktum. O yıllarda polis ve bekçiden çok korkardık. Adam kasayı açtı içindekileri çuvala koydu, hem sandığı hem de şişeleri götürdü, bir daha da orada sandık görmedik. Muhtemelen, mahalleden şikayet etmişlerdir. Sokağın böyle şeylere tahammülü yok idi. Yerleşikler, tipik Osmanlı kültürü izleri taşıyan kendi halinde sıradan  insanlardı.

Buranın yıkılıp, Basmane de ki İş Bankasına dönüşünün nasıl olduğunu da biliyorum. Bir başka dosyada bunun ile ilgili anılarımı da yazarım.

Eleştiri, hata ve katkılarınız için

oskocana@yahoo.com.tr   adresine yazabilirsiniz.

14 Mart 2017

Osman Koçanaoğulları - İZMİR


COPYRIGHT   2014    Osman Koçanaoğulları    İZMİR