Bal tumayanlar

Bugün bizler için çok önemli bir gün, 23 Nisan. Bu ülkeyi bize hediye edenlere şükran borçluyuz. Peki kim bu kahramanlar, bu kahramanların yakınları kim ?. Belki sizin de tanıdıklarınız var. Ben bu gün onlarla ilgili 2 anı paylaşmak istiyorum. Benim anılardan başka yazacak başka bir hünerim maalesef yok.Yazı epey uzun olacak ama, sonuna kadar okuma sabrını göstermenizi rica ediyorum. Birinci kişi, istiklal harbinde şehit düşmüş bir kahramanın eşi ile ilgili. Aile Balkan savaşı sonrası buraya gelenlerden. Akrabaları İzmir de olduğu için İzmir' e gelmişler.

İlk kahramanımız, İstiklal savaşında şehit düşen bir subay (bildiğim kadarı ile Osmanlı ordusunda da bir subay) şehit düştüğünde, geriye 4- 5 yaşında bir erkek evlat ve ve beş parasız bir eş kalır. Çaresizdir, yakınları yardım etmek ister bir müddet sonra yardımları kabul etmez, incir ve tütün fabrikalarında çalışmaya başlar. İncir işletmelerinde ellerinde zaman zaman yaralar oluşur. Bu şartlarda oğlunu büyütür. Etraf, şehit maaşı için başvurmasını önerir önceleri kabul etmez. Çok çaresizdir. Akraba ve yakınları çok ısrarcıdır. Akraba ve yakınları, bu muhterem kişiden habersiz başvurular yaparlar. Ama sonuç alınamaz. Bu arada oğlu büyümüş işe girmiştir. Oğlu evlenir. Artık oğlu ve gelini yaşamaktadır. Oğlu ve gelini çalışmaktadır. Çalışması gerekmemektedir. Tepecikte çok küçük bir evde yaşamaktadırlar. 2 erkek ve bir kız torunu olur. Oğlu, tüberkülozdan vefat eder. O günün şartlarında sadece gelininin maaşı ile yaşamaya çalışırlar. Bu durum ona çok ağır gelir. O yaşta, bir iş bulmaya çalışır. En büyük torunu çalışmaya başlayınca yüzü güler. Ev daha kolay idare edilebilmektedir. Bu şartlarda bile akrabalarından gelen yardım isteklerini, " Allaha şükür, hiç bir şeye ihtiyacımız yok " diyerek çok yakın akrabalarının bile yardımlarını geri çevirir. Yaşı 70' lere geldiğinde, kendisine nasıl oldu ise bilinmez, İstiklal savaşı şehit maaşı bağlanır. Bir kaç sene sonra da vefat eder.

İkinci kişi, yine İstiklal harbi şehitlerinden bir subay. Savaşta şehit olur. Geriye, 2 kız evlat ve ve beş parasız bir eş kalır.  Çocuklar çok küçüktür. Kirada otururlar. Onlarda yakınlarından gelen yardım taleplerini geri çevirir. İki çocuğu nasıl büyütüp okuturum derdindedir. İncir ve tütün fabrikalarında çalışmaya başlar. Çocuklar büyümektedir. Çok zor şartlar altında çocuklarının  ilk öğretimlerini bitirtir.  Daha ileri okumalarına şartları izin vermemektedir.  Yakın önerisi ile, şehit maaşı bağlanması için başvurur, ama elinde belge yoktur. Bilinen bir subay olmasına rağmen, maaş bağlanmaz. O da israr edemez. Büyük kızı, küçük kardeşi okuyabilsin diyerek anne ile birlikte ayni işletmelerde çalışmaya devam eder. Küçük kız okumak istemektedir. Bir kişinin yardımcı olması ile Hmşirelik okuluna yazılır. Bu arada abla ve anne çalışmaya devam etmektedir. Küçük kız okulu bitirir çalışmaya başlar, aile bu arada az da olsa rahatlar. Ancak abla çalışmak zorundadır. Bir gün, evde temizlik yapar iken eşinin evrakları gözüne ilişir. İçinden mektuplar çıkar. Bir tanesi Halide Edip Adıvarın, cepheye eşine gönderdiği  resmi mektuplardır. Bu mektup sayesinde kendisine maaş bağlanır. Bağlandığında da kendisini yaşı çok ilerlemiştir. Arada geçen onca sıkıntıya rağmen halinden hiç şikayet etmemiştir.

Erol Toy' un Bal tutanlar diye bir kitabı vardır. Okumanızı da öneririm (baskısını bulabilirseniz). Anlatmaya çalıştığım bu kişiler Bal TUTMAYANLAR' dandır. Kendilerini şükran ile anıyorum.

Eleştiri, hata ve katkılarınız için

oskocana@yahoo.com.tr   adresine yazabilirsiniz.

23 Nisan 2017

Osman Koçanaoğulları - İZMİR


COPYRIGHT   2014    Osman Koçanaoğulları    İZMİR