Şeyh Bedrettin evi

xxx

Şeyh Bedrettin efendinin evi, benim doğduğum ve ilk gençlik yıllarımı geçirdiğim yerdir. Sizlere evin dışını gösteren karşıdan  çekilmiş bir  resmi sunamıyorum, elimizde yok. Burada ki resim, internette bulduğum, bir çok kişinin de daha önce görmüş olabileceği 1920 lerde çekilmiş bir fotoğrafın, resmin ev bölümünü gösteren bölümünün büyütülmüş bölümü. İzmir 1890 yıllarına ait haritada ev, yan tarafta ki Nakşibendi dergahı, bitişik misafir konaklama yeri görülüyor. Bu tarihten önce yapılmış olmalı. Dedemler , en büyük ağabeyim orada doğduğuna göre 1930 veya daha önce alınmış. Kimlerden alındığını net olarak bilmiyorum, ama her halde varislerinden alınmıştır. Ev şu anda yok. Yerinde iş hanları var. Yolunuz düşecek olursa Basmane karakoluna gelmeden önce basmane hamamının karşısında, altında BİM ve Migros süpermarketlerinin olduğu bölüm. Ev dedem ölünceye kadar ortak kullanılmış, dedemin vefatından sonra amcam ve babam arasında 2 ye bölünmüş. Bina hemen hemen bir kaç özellik dışında simetrik.

Ev, tarihi  ve yapısında ki bazı özellikler nedeni ile  önem taşıyor. Tarihi özelliği Mısri dergahı kurucusu Şeyh Mısri Ali efendinin çocuklarınında (Şeyh Bedrettin ya da Bedri efendi ve kardeşi Şemsettin efendi) yaşadığı yer olmasından kaynaklanıyor.
Yapısal özelliklerini, evin kabaca tarifini yaptıktan sonra anlatacağım.
Yazma nedenim, eksik bilinenler ya da merak edenler olabilir düşüncem. Ben o evde yaşamış neslin son üyelerindenim. Benim neslim de ortadan kalkınca, yazacak ya da anlatacak hiç kimse kalmayacak. Evin içi ile ilgili resimler daha büyüklerimde var zannediyorum. Bulur isem dosyaya eklerim.
Bu dosyada yazılanlar evin bölünmeden önceki bütün halini yansıtmaktadır.
Ev, 2 cephelidir. Cadde cephesi ( kırmızı kare) Anafartalar caddesine açılan çift kanatlı bir kapıya sahiptir. Sokak cephesi havuzlu büyük bir  bahçeden 2 büyük çift kanatlı kapı ile  tekkenin bulunduğu sokağa
(şeyh Bedrettin ve kardeşinin kabirlerinin olduğu yer, Fettah mahallesi veya 1297 sokak ) açılır. Sokağa bakan bahçe duvarları, her halde yaklaşık olarak 6-7 metre  yüksekliğindedir.
Evin cadde tarafında bulunan bina , Şeyh bedrettin efendinin misafirhanesine (A) bitişiktir.Bu bina şu anda tekke ile birlikte restore edilmiş bir şekilde durmaktadır. Basmane camisi karşısında bulunan İş bankasına bitişik binadır. Orijinal yapılarda, bu misafirhane ve ev arasında yaklaşık 1 metrelik bir kod farkı vardır. Bu kod farkı odanın tekke misafirhanesi ile olan ilişkisi nedenlidir.

Ev kagirdir. Caddeye göre zemin kat ve 1. ci kat yaklaşık yarım metre kalınlığında taş ile yapılmıştır. 3. cükat çift sıra ateş tuğlasıdır. Bunları, evin tamiratlarından biliyorum.

Ev cadde tarafından 3 katlı, sokak tarafından ise 2 katlıdır. Cadde tarafında zemin kat diyebileceğimiz bölüm iki farklı yapı içerir. Bir tanesi, zamanında çayhane olarak kullanılan bölüm, diğeri ise yer altına 2- 3 basamak ile inilen bölümdür. Bu bölüm tonozlu bir yapıdadır, çok uzun yıllar sadece depo olarak aile tarafından kullanılmış daha sonrada kiralayanlar tarafından maalesef meyhaneye (çukur meyhane, Kalender) döndürülmüştür.
Binanın üstteki 2 katı ev olarak kullanılmıştır. Her iki kat arasında bina içinde ağaçtan yapılmış ve trabzanlı 2 adet merdiven bağlanti vardır. Binanın 3. cü kat tavanları yaklaşık 4-5 metre yüksekliğinde, alt kat tavanları da şimdilerde ki apartman daire tavan yüksekliğindedir.

3.cü katta her biri yaklaşık 30 metre kare olan, 2 tanesi caddeye 2 tanesi bahçe tarafına bakan 4 oda bulunur. Bu odalardan 2 tanesi yatak odasıdır. Bu katta ayrıca, cadde tarafına bakan, alanı yine 30 metre kare civarında içinde kurnalı mermer banyosu olan bir hamam odası vardır.
Alt katta; eskilerde daha çok evin yardımcıları tarafından kullanılan, bahçe veya caddeye bakan toplamda 5 adet oda vardır. Bu odalardan bir tanesi içinde hamamı olan yatak odasıdır. Odaların çoğunda yüklük vardır. Alt katta ayrıca binanın tam ortasına denk gelen bir depo, kömürlük vardır. Alt katta ayrıca bir mutfak ve büyük bir banyo vardır.
Evin ana mutfağı bahçeye açılır, üstünde terası vardır, yüksek tavanlıdır ve bahçeye bakan yeri boydan boya camlıdır.
Bahçe, içinde havuzu olan bir bahçedir. Çiçeklerin bulunduğu bölümler bahçe zeminiden yaklaşık yarım metre kadar yükseklikte duvarla çevrilidir. Çiçeklik alanların arasında ki yürüme yolları, siyah-beyaz ve gri taşlar ile desenli olark döşenmiştir.
Evin yapısal özelliklerine geçmeden önce, büyüklerimizden  onlarında daha önceki nesillerden duyduğu bir kaç noktayı  aktarmak isterim. Bu anlatılanlar ne kadar doğrudur bilemem. Elimde bir kanıt yok. Birincisi, bu bölgenin Ceneviz yerleşmeleri üzerine kurulduğu söylemleridir. Ceneviz den kasıt her halde Roma ya da Bizans olmalı. Bunun bilimsel kanıtları var mı bilmiyorum ama, Metro inşaatı döneminde çıkanlar, benim çocukluk anılarım olabileceğini söylüyor. Sözünü ettiğim ev de tonozlu bir zemin üzerindedir. Bu tonozlu yapı o dönemden mi kalmadır yoksa, binanın inşaatı sırasında mı yapılmıştır bilmiyorum. Fevzi paşa bulvarından çıkanların, buranın doldurulması (deniz) için kullanıldığını bir yerde okumuştum. Ne kadar gerçektir, tarihçi olmadığımdan yorumlayamam. Dedemler geldiğinde, Basmanede paslanmış kısmen de parçalanmış gemi halkalarının olduğu söylemi var. Bunu dedemler mi görmüş, yoksa onlara daha eskiler mi aktarmış bilmiyorum.

Evin yapısal özellikleri ile ilgili olan bizlerinde  yerini tam olarak bildiği bir özellik. Caddeye bakan, 3.cü kattaki tekke misafirhanesine bitişik oda, yatak odası. Bu hem Şeyh Bedri efendi hem de benim ailem ilk zamanlarında bu amaçla kullanılmış. Odanın içinde, sırtınızı caddeye verdiğinizde karşı duvarda ( bahçeye bakan odanın arka duvarı) 2 adet çok büyük ve geniş çift kapılı yüklük vardır. Her iki yüklük bir birlerinden camlı iki adet kapağı olan, altında  4 adet çekmecesi bulunan bir dolap ile ayrılır. Dolap, raflıdır. Her halde kitap ve benzeri evraklar için kullanılmakta idi. Sol taraftaki yüklük gerçek bir yüklüktür. İçinde benim zamanımda da sandık üstünde yataklar ve yorganlar bulunurdu. Sağ tarafta tekke misafirhanesine yakın olan yüklük kapısı açıldığında yine karşımızda sandıklar yorganlar çıkardı. Yüklüğün sağ tarafından başlayan ve yukarı doğru 4-5 basamakla çıkılan bir bölüme gelinir. Merdivenlerin bittiği yerde tam karşıda duvar vardır. Bu duvar, tekkenin misafirhanesinin koridoruna açılır. Merdivenler, tekke misafirhanesi ile evin arasındaki kod farkı nedeni ile olmalıdır her halde. Benim zamanımda örülü idi. Ancak örülme izi görülürdü. Burası, tekke ve zaviyeler kapatıldıktan sonra Şeyh Bedri Efendi tarafından mı kapatıldı yoksa dedemler satın aldıktan sonra mı kapattılar bilmiyorum. Bu bölümün sağ tarafında (caddeye bakan bölüm) mermerden yapılmış alaturka bir tuvalet, mermerden yapılmıi bir evyeye sahip çeşme, ve yine mermerden yapılmış zemine oturan çeşmeli abdest alma yeri vardır. Bu bölümün bahça tarafına bakan penceresi vardı.

İkinci nokta, kanıt sunmamın mümkün olmadığı bir olay. Evin bahçesinden çıkan kanlar içerisinde ki bir zenci. Ailenin büyükleri ve etrafımızda ki eski yerleşiklerin de anlattığı bir olay. Evin hanımları, ziyaretten dönüyorlar. Evin bahçesine girdiklerinde bu durum ile karşılaşıyorlar, çığlık atıyorlar. O kişi geldiği yerden tekrar kayboluyor. Amcam, orayı 5 at arabası taş ve moloz ile ile ancak doldurabilmiş. Bize yerini, belki de korkmayalım diye hiç göstermediler. Zaten bu konu hemen hemen hiç açılmazdı. Bizde, etraftan duyduğumuz için büyüklerimize sorardık. Çok yıllar sonra, en eski yerleşiklerden biri , bu olayı anlatıp yaralı adamın nereden çıktığını söylemişti ancak inanmamıştım. Şimdilerde, Sadık Bey otelinin arkasında dehlizler bulunmuş olması bu ihtimali güçlendiriyor sanırım.


Şeyh bedrettin, kimdir ?. Bu konulara açıklamak için gelen  Mehmet Bir bey' in gönderdiği bir iletiyi ( eskimeyen izmir fotoğrafları 30  Mayıs 2017) ekliyorum.

Mehmet Bir Osman bey,emeğinize sağlık ancak yanlış anlaşılma olmaması adına bu paylaşımınız değil ama bloğunuzdaki "şeyh bedreddin" adlı yazınızla ilgili bir açıklama yapmak isterim. Söz konusu ŞEYH BEDREDDİN" HALVETİYE tarikatına bağlı "mısri tekkesi" postnişini şeyh Ahmed Bedreddin dir.Çok bilinen KARABURUN da bu toprakların gördüğü en haklı isyanlardan birini yapan ve "Serez"de asılan "SİMAVNA KADISI OĞLU ŞEYH BEDREDDİN değildir,çok karıştırılır da,birkaçyıl evvel çok bilmiş bir gazeteci "şeyh bedreddin"in mezarı İzmir'de diye haber de yapmıştı,affınıza sığınarak bu uyarıyı yapmak istedim.

Osman Kocanaogullari Mehmet bey çok teşekkür ederim. Bu konuda, arkadaşlarımdan da bu konuda sorular oldu. Ha bu gün ha yarın derken, sitede bu eklemeyi yapmayı unutmuşum. En kısa sürede, düzelteceğim. Düzeltmeyi, sizin verdiğiniz bu cevabı kopyalayıp yapıştırma yolu ile yapabilirmiyim ?.

Osman Kocanaogullari Katkıları bu şekilde siteye eklemek en uygun yol diye düşünüyorum. En azından, okuyan kişiler daha da fazla bilgi sahibi olabilir


 Bu yazıyı okuyup katkı sunmak isteyenler, eksiklik ve yanlışlıkları bulanlar  lütfen bana ulaşsın.


oskocana@yahoo.com.tr   adresine yazabilirsiniz.

14 Mart 2017

Osman Koçanaoğulları - İZMİR


COPYRIGHT   2014   Osman Koçanaoğulları    İZMİR