baslik

UYARI:  Uyarılar  bölümünü okumadan siteye giriş yapmayınız. Devamı için tıklayınız...




Sinir kökü ve periferik sinir tutuluşu ayırımı

Omurilik ve omurga cerrahisinde sık olmamakla birlikte, tanı hataları görülmektedir. Bu durum özellikle, bel ya da boyun ağrısı ile doktora başvuran hastalarda, kapsamlı muayene yapılmaksızın  istenen BT ve MR tetkikleri yol açmaktadır. Belirli bir yaş üzerindeki kişilerin yapılan bu tetkiklerinde ya artrotik değişiklikler yada disk veya benzeri değişiklikler rastlantı olarak görülebilmektedir. 

Buna örnek olarak, Lomber 4-5 disk hernisi ile Fibüler sinir tuzak nöropatisini verebiliriz. Her iki durumda da hastalarda ayak dorsal fleksiyon kaybı görülür. Hastada yapılan MR tetkiklerinde L4 - L5 disk patolojisi veya dar kanal saptandı ise, saptanan kuvvet kaybının hangi patolojiden kaynaklandığının ortaya konulması gerekmektedir. Teşhis yanılgısı yanlış ameliyat endikasyonuna ve yanlış ameliyat yeri seçimine yol açabilir. Bu durum servikal disk ve karpal tünel sendromu içinde geçerlidir.

Bir başka örnek vermek gerekir ise, servikal myelopatidir. Klinik tablo, metabolik omurilik hastalıkları ile karışabilir.

Bu hatalardan kaçınmanın yolu nedir diye soracak olursanız, bunun sadece tek yanıtı vardır. O da her zaman hastanın anamnezinin detaylı bir şekilde alınması ve kapsamlı muayenedir.

Periferik sinir tuzak nöropatisi olan hastalarda kuvvet ve yüzeysel duyu kayıpları görülür. Benzer klinik tablo sinir kökü (radiks) tutuluşlarında da görülür. Kol,el, bacakta görülen ağrı, kuvvet ve yüzeysel duyu kayıplarının kapsamlı muayene sonucu değerlendirilmesi teşhis hatalarının önüne geçer. 

Genel farklılıklar
1- Ağrı:  Genel olarak, radiks (sinir kökü) tutuluşlarda ağrı ön plandadır (radiküler ağrı). Bu tip ağrı bel veya boyundan başlayarak bacağa veya kol-ele vurur. Bu ağrı siyatik ağrısı, femoral sinir ağrısı (femoralji), brakiyalji (kol ağrısı) şeklindedir. Hastalarda, genel olarak bel veya boyun ağrısı vardır. Ağrı bel ya da boyun hareketi ile artar.
Ağrının sinir kökünden mi yoksa tuzak nöropatisinden mi kaynaklandığını saptamanın yolu sinir germe testleridir (Spurling testi , siyatik ve femoral sinir germe testleri). Bu testlerin pozitif olması radiküler ağrının varlığını gösterir.
2- Duyu kusuru: Radiküler tutuluşta görülen duyu kaybı dermatomal, periferik sinir tutuluşunda ise sinirin dağılım alanındadır. Burada bazı noktalar önem taşımaktadır. Bunlar; a) Tek bir radiks (sinir kökü) tutuluşunda belirli yüzeysel dokunma duyu kaybı görülmez. Bunun nedeni  tutulan sinir köküne ait dermatoma bir üst ve bir alt kökün katkıda bulunmasıdır (Bu durum Anglosakson literatürde overlap olarak tanımlanmaktadır). Buna karşın ağrı duyusunda bu overlap olmadığından radiküler tutuluşlarda ağrılı uyaranlar ile (örneğin toplu iğnenin sivri kısmı) yapılan duyu muayenesinde hipo ya da analjezik alan saptanabilir.
b) Periferik sinir tutuluşunda, overlap olmadığından, sinirin innerve ettiği alanda belirgin yüzeysel dokunma duyu kaybı vardır.
3- Motor güç: Tek bir radiks tutuluşunda, tek bir kas veya kas gruplarında belirgin kuvvet kaybı görülmez. Buna karşın periferik sinir tutuluşlarında belirli kuvvet kayıpları vardır.
4- Refleksler: Refleks arkı için  ön hem de arka kök sağlam olmalıdır. Sinir kökü (radiks) tutuluşlarında, tutulan radiks ile ilgili tüm refleksler ya azalır ya da kaybolur. Periferik sinir tutuluşunda ise sinir zedelenmesinin distalinde olan refleks kayıpları görülür.

 

İlgili dosyaları görmek için tıklayınız........

Site ile  ilgili düşüncelerinizi, eksiklikleri, var ise hataları, sorularınızı iletmek için 

oskocana@yahoo.com.tr   adresine yazabilirsiniz.

Yeni dosyalar yazıldıkça siteye eklenecektir.

03. Ocak  2014       

Dr. Osman Koçanaoğulları - İZMİR

Beyin - Omurilik - Sinir cerrahı


COPYRIGHT   2014    Dr. Osman Koçanaoğulları    İZMİR